Duyurular
MARMARA BÖLGESİ HAPİSHANELERİ HAK İHLALLERİ RAPORU  TEMMUZ – ARALIK 2025, MARMARA BÖLGESİ HAPİSHANELERİ HAK İHLALLERİ RAPORU  TEMMUZ – ARALIK 2025
13.01.2026

MARMARA BÖLGESİ HAPİSHANELERİ HAK İHLALLERİ RAPORU  TEMMUZ – ARALIK 2025

 

 

 

ÖZGÜRLÜK İÇİN HUKUKÇULAR DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBE HAPİSHANE KOMİSYONU 

MARMARA BÖLGESİ HAPİSHANELERİ HAK İHLALLERİ RAPORU 

TEMMUZ – ARALIK 2025

 

A. GİRİŞ 

 

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Marmara Bölgesinde  bulunan Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı, Edirne Kadın Kapalı, Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı, Marmara 5 Nolu L Tipi  Kapalı, Marmara Kapalı, Bakırköy Kadın Kapalı, Metris R Tipi  Kapalı , Maltepe 1 Nolu L Tipi Kapalı, Ümraniye T Tipi Kapalı, Gebze Kadın Kapalı, Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı, Kocaeli 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı, Düzce T Tipi Kapalı, Sakarya 2 Nolu L Tipi Kapalı ve Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarını aylık olarak ziyaret ederek hapishanelerdeki yapısal ve genel sorunların yanı sıra mahpusların maruz kaldığı hak ihlallerini tespit etmekte ve bu ihlalleri raporlaştırarak üçer aylık periyotlarla kamuoyu ile paylaşmaktadır.  

 

B. AMAÇ 

 

Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı, Edirne Kadın Kapalı, Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı, Marmara 5 Nolu L Tipi  Kapalı, Marmara Kapalı, Bakırköy Kadın Kapalı, Metris R Tipi  Kapalı , Maltepe 1 Nolu L Tipi Kapalı, Ümraniye T Tipi Kapalı, Gebze Kadın Kapalı, Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı, Kocaeli 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı, Düzce T Tipi Kapalı, Sakarya 2 Nolu L Tipi Kapalı ve Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında 2025 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında yaşanan genel hak ihlallerinin kamuoyuna  aktarılması amacıyla kaleme alınmıştır.

 

C. YÖNTEM 

 

Bu raporda avukatlar tarafından hapishanelerde gerçekleştirilen ziyaretler dışında mahpusların aileleri ile yapılan telefon görüşmelerinden ve mahpusların avukatlarına gönderdikleri mektup ve fakslardan edinilen bilgiler kullanılmıştır. Raporda yer alan istatiksel veriler içinse kurumların resmî siteleri ile basında yer alan bilgilere başvurulmuştur. 

 

D. HAPİSHANELERDE TESPİT EDİLEN HAK İHLALLERİ 

 

Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • R.Ç. isimli Koah hastası mahpusun dosyası gerekçe gösterilerek tek başına tutulduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların hastaneye sevkleri sırasında kelepçeli olarak götürüldükleri ancak muayene esnasında mahpusların ısrarı üzerine kelepçenin çıkarıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede kısmi ve genel aramaların rutin olarak yapıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Aydınlatma ve havalandırma koşullarında bir değişiklik olmadığı, havalandırmanın sabah 09.00 ile akşam 20.00 arasında sağlandığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede kış aylarında ısınma problemi yaşandığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara ayda bir mektup ve kargo verildiği, bu durumun gerekçesinin personel eksikliği olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Açık ve kapalı görüş sürelerinin genellikle 45 dakika olduğu, telefon görüş hakkının da pandemi döneminde kullanılamayan hakların telafisi kapsamında 20 dakika olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara kitap kotası uygulandığı, kitap sayısının 5 ile sınırlandırıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların haftada bir saat spor ve iki saat sohbet hakkından yararlandırıldığı, sohbet gruplarının sayısının 10 kişiyi geçemediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede kurs ve atölyelerin pandemiden beri yapılmadığı ancak 2025 yılının Ağustos ayında müzik kursu açıldığı, henüz tüm blokların kursa katılımına izin verilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • C.B. isimli mahpusun ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olması nedeniyle tek başına tutulduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olan A.D. isimli mahpusun sağlık sorunları nedeniyle tek tutulmadığı yanında bir mahpusun daha olduğu ancak işitme cihazı kötü durumda olan A.D. isimli mahpusa yeni işitme cihazı temin edilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hastaneye sevklerde bekleme sürelerinin uzun olduğu, sevk araçlarının dar ve mahpusların sağlık durumunu gözetmeyen koşullara sahip olduğu, bu konuda infaz koruma memurlarına iletilen şikayetlere “jandarmanın görev alanı biz müdahale edemiyoruz” şeklinde yanıtlar verildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • H.E. ve R. isimli mahpusların infazlarının ertelendiği, R isimli infazının 3 ay süreyle ertelendiği ve itirazlarının avukatı tarafından yapılacağı tarafımıza aktarılmıştır.

 

 

Edirne Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Edirne Kadın Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

 

  • B.Ö. isimli mahpusa çıplak arama yapılmak istendiği, mahpusun itirazı üzerine çıplak arama yapmaktan vazgeçilerek üst iç çamaşırın atletin altından çıkarılması suretiyle arama yapıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Şikayet usulleri kapsamında eskiden yazılı taleplerin zorunlu tutulduğu, ancak artık sözlü başvurularla da taleplerin iletilebildiği ve işlemlerin bu şekilde yapıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Ayda üç defa arama yapıldığı, aramaların bazen sabah erken saatlerde yapıldığı, su problemi nedeniyle sabah erken saatte duş almak zorunda kalan mahpusların aramaya denk gelinmesi halinde zorla duştan çıkarıldıkları, bu hususta mahpuslar tarafından şikayet başvurularının yapıldığı ancak henüz sonuç alınamadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Aramalarda, daha önceki aramalarda el konulduktan sonra iade edilen not defterlerine yeniden el konulduğu, mahpusların bu hususa itiraz ettikleri ancak itirazların sonuç vermediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Aydınlatma ve havalandırma koşullarında bir değişiklik olmadığı, havalandırmanın sabah 07.30 ile 08.00 arasında bir saatte açıldığı ve akşam 19:30 ile 20.00 arasında bir saatte kapatıldığı, kameraların ortak alanları ve havalandırmaları görecek şekilde yerleştirildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishane kantininde satılan temizlik ürünlerinin çeşitliliği konusunda herhangi bir şikayet iletilmemiş ancak temizlik ürünlerinin yüksek fiyatlarla satıldığı, idareden ücretsiz temizlik malzemesi talep edildiği ancak talebin reddedildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede mahpuslara verilen yemek porsiyonlarının küçük olduğu, mahpus sayısı ile orantılı yemek verilmediği, verilen yemeklerin ise lezzetsiz olduğu, bu nedenle genellikle kantinden aldıkları malzemelerle beslendikleri ancak kantinde de yiyecek çeşitliliğinin az olduğu ayrıca haftada 3 ya da 4 gün kahvaltı olarak yalnızca çorba verildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Kantinde satılan ürün çeşitliliğinin az olduğu, özellikle sebze-meyve çeşitliliğinin yok denecek kadar az olduğu, meyve olarak sadece elma, armut ve muz getirildiği, ayın son haftasında meyve ve sebzenin olmadığı, mahpuslara istedikleri ürünlerin yerine muadillerinin getirildiği, mevcut ürünlerin de fahiş fiyatla satıldığı, neredeyse her ay fiyatların arttırıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara sıcak/soğuk su kotası uygulandığı, suyun 50 litre ile sınırlandırıldığı, 15:00 ile 21:00 arasında sürekli su kesintisi olduğu, mahpusların bu konudaki sorularının idarece “teknik bir aksaklık” denilerek geçiştirildiği ve tatmin edici cevaplar verilmediği, su kesintisi sorununun aylardır devam ettiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara yedek nevresim verilmediği, verilen nevresimlerin de eski ve yırtık olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara ayda bir mektup ve kargo verildiği, bu durumun gerekçesinin personel eksikliği olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Açık ve kapalı görüş sürelerinin genellikle 45 dakika olduğu, bu sürenin o gün görevli olan gardiyanlara göre değişiklik gösterebildiği, açık görüş esnasında görüşçüler ile mahpuslar arasına sabit bir masa konulduğu ve mahpusların yakınlarına bu masa aralarındayken sarılabildikleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • Bir mahpusun açık görüş sırasındaki kıyafeti nedeniyle infaz koruma memurları tarafından “erkek gardiyan var, önünü kapat” söylemine maruz bırakıldığı, mahpusların daha önce de benzer söylemlere maruz bırakıldığı, bu konuyla ilgili infaz koruma memurlarının amiriyle görüşerek rahatsızlıklarını dile getirdikleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara kitap kotası uygulandığı, kitap sayısının 5 ile sınırlandırıldığı, fazla olan kitapların depoya kaldırılmayıp ziyarete gelen ailelere verildiği, hapishane kütüphanesine 15 günde bir 7-8 kitap getirildiği, hapishaneye ancak abone olunması şartıyla dergi getirildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslarca talep edilen Yeni Yaşam, Evrensel gibi gazetelerin Bakanlığın listesinde olmadığı gerekçesiyle mahpuslara verilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Haftada 1 saat spor etkinliği yapıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede kadın mahpuslar için yalnızca okuma yazma kursu olduğu, bunun dışında kurs ve atölye bulunmadığı, daha önce hapishane idaresi tarafından saz kursu açılacağı duyurusu yapılmışsa da bu kursun kadın mahpuslar için kadın hoca bulunamadığı gerekçesiyle açılmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hastaneye sevklerin yapıldığı ancak çoğunlukla uzun sürdüğü, sevklerin ayları bulabildiği, en son hastaneye yapılan sevkte bir mahpusun bir buçuk saat ring aracında bekletildiği, revir hizmetlerinin iki haftada bir yapıldığı, ilaçların temin edilme süresinin uzun olduğu ve çoğu zaman reçete edilen ilaç yerine muadilinin verildiği, revirde iki doktorun bulunduğu ve doktorlardan birinin sevk işlemlerini yapmadığı, diğerinin nispeten olumlu yaklaştığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanedeki su nedeniyle deri hastalıklarının arttığı, bu nedenle revire ya da hastaneye giden her mahpusa farklı ilaç verildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Bipolar bozukluğu olan bir mahpusa ilaçların gardiyanlar eşliğinde verildiği, ilaçların alındıktan sonra ağız içinin kontrol edildiği, mahpusun sık sık kriz geçirdiği, kriz anlarında kendine ve koğuşa zarar verdiği, hastane sevki yapılsa dahi yatışı yapılmadığından geri gönderildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hastaneye sevk edilen mahpusların, daha önce hastane nezarethanesinde bekletilirken artık mevsim koşulları gözetilmeksizin saatlerce ring araçlarının dar bölmelerinde bekletildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Bipolar hastalığı olan bir mahpusun psikolog görüşmesine çıkarıldığı ve burada kendisine “Dağda ne kadar kaldın? Bomba yapmayı biliyor musun?” gibi sorular sorulduğu, yine kendisine “Sen bu infaz paketinden yararlanmayacaksın” şeklinde söylemlerin yöneltildiği tarafımıza aktarılmıştır.

 

Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

 

Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • Mahpusların hapishaneye sevk edildiklerinde çıplak arama dayatmasına maruz bırakıldıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hastane sevkinde bekleme odası bulunmadığından ring aracında bekletildikleri, mahpuslardan ayakkabılarını çıkararak yere vurmalarının istenildiği, mahpusların bu nedenle hastaneye gitmek istemedikleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların hastaneye sevk edilmek için uzun süre bekletildiği, hastanede muayene esnasında bazı doktorların da kelepçeyi açtırmak istemedikleri ve mahpusları kelepçeli muayeneye zorladıkları, mahpusların kelepçeli muayene dayatmasını kabul etmemesi durumunda muayene edilmeksizin cezaevine görütüldükleri, Ekim ayında Ç.T. ve E.N. isimli mahpusların hastaneye götürüldüklerinde kelepçeli muayene dayatmasına maruz bırakıldıkları, bu uygulamaya itiraz eden Ç.T. isimli mahpusa önce hastane koridorunda ardından götürüldüğü ring aracında jandarmalar tarafından fiziki şiddet uygulandığı, mahpusun ensesinde ve ağız içinde gözle görülür yaralar olduğu, konuyla ilgili darp raporu alındığı ve suç duyurusunda bulunulduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Tahlil sonuçlarının mahpus hastaneye götürülmeden idare tarafından doktorlara gösterilip ilaç tedavisine başlandığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların revirde müdür ve gardiyanların yanında muayene edildikleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • Tüm mahpusların (süreli hapis cezası alanlar ve hükümözlü olanlar dahil olmak üzere) tek kişilik hücrelerde tutuldukları, ancak E.N. ve A.K. isimli mahpusların (E.N. isimli mahpusun ellerinin olmaması sebebiyle) birlikte kaldıkları, E.S. isimli mahpusun hüküm özlü olmasına rağmen tekli hücrede tutulduğu, aynı suçtan ceza almamış mahpusların aynı koridorlarda tutulduğu, hücrelerde tek pencerenin bulunduğu, hücre pencerelerinin demir korkuluklarının tel örgü ile kapatıldığı ve bu durumun dışarı ile olan göz temasını tamamen engellediği, mahpusların tel örgüden kaynaklı göz rahatsızlığı yaşadıkları, tel örgünün kaldırılması için talepte bulundukları ancak taleplerine olumsuz dönüş yapıldığı, ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpusların günde bir saat, müebbet ve süreli hapis cezası verilen hükümlü mahpusların günde bir buçuk saat havalandırmaya çıkarıldıkları, havalandırma alanın güneşten izole edildiği ve bu nedenle havalandırma alanının hiç güneş almadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara haftalık spor hakkının kullandırılmadığı, ayda 2 defa spor hakkı tanındığı, ancak bu günlerin resmi tatil günlerine denk gelmesi halinde spor hakkı tanınmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Spor veya etkinlikler yapıldığında materyal sağlanmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • İnfaz koruma memurlarının özellikle geceleri saat başı kapıdan gözetleme yaptıkları, hapishanede iki haftada bir  detaylı arama yapıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların, hapishane idaresinin tutum ve davranışları, pencerelerin önündeki tellerin güneş ışığını ve hava sirkülasyonunu engellemesi sebebiyle ayda 2-3 kere Adalet Bakanlığı, Savcılık, İnfaz Hakimliğine başvuru ve şikayetler yaptıkları ancak başvurularının cevapsız bırakıldığı ya da gerekçesiz şekilde reddedildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede mahpuslara verilen yemeklerin yetersiz ve çok yağlı olduğu, hapishanenin yayınladığı yemek listesindeki yemeklerin mahpuslara verilmediği, iaşe bedelinin günlük 80-90 TL olduğu, kantindeki fahiş fiyatlar karşısında bu miktarın yetersiz kaldığı, hapishane kantinindeki temizlik ürünlerinin ve temel ihtiyaçların yetersiz olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede mahpus başına 60 litrelik sıcak su kotası uygulandığı, enerji sebebiyle  suyun ısınma süresince 20 litre suyun tükendiği dolayısıyla mahpusların toplam 60 litrelik sıcak su hakkından faydalanamadıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mevzuata aykırı olmamasına rağmen bazı kıyafetlerin gerekçesiz şekilde mahpuslara verilmediği, A.Ç isimli mahpusun bel fıtığı olması sebebiyle özellikli yatak kullanması gerektiğine ilişkin rapor bulunduğu ancak rapora rağmen mahpusa özellikli yatak verilmediği yine T.K. isimli mahpusun boyun ve bel fıtığı rahatsızlığı olduğu, güncel doktor raporunda yer alan ve daha önce kaldığı cezaevinde satın alarak kullandığı ortopedik yatağın depoda bekletilmesine rağmen kendisinden yeni bir yatak almasının istendiği ve yeni alınacak yatak için yaklaşık 30 bin TL ücret talep edildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Havalandırma, spor sahası ve koridorda ve bazı koğuşlarda yaşam alanlarını görecek şekilde kamera bulunduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların kaldığı koğuşlar ve koridorların çok tozlu olduğu astım hastası mahpusların çok zorlandığı, koridorlarda çöplerin bulunduğu, idareden temizlik yapılması talep edildiğinde ise temizlemenin unutulduğunun mahpuslara iletildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Ağırlaştırılmış müebbet cezası verilen mahpusların 15 günde bir 10 dakika süreyle telefon görüşü yaptıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede mahpuslara verilen kitapların sayısının 10 ile sınırlandırıldığı, felsefe sözlüğü ve atlasların kitap olarak değerlendirilerek bu sınırlamaya dahil edildiği, kitapların listede olmasına rağmen kitaplıkta bulunmadığı, mahpusların kitap isteklerinin karşılanmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Y.C, T.K, H.R.B, N.Ö, E.G, Ş.Ö. ve Ş.B. isimli mahpusların ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü oldukları ve tahliye umudu olmayan mahpuslar oldukları tarafımıza aktarılmıştır.
  • H.R.B. isimli mahpusun astım hastası olduğu; E.G. isimli mahpusun Hepatit B hastası olduğu,  kulak rahatsızlığı nedeniyle işitme kaybı olduğu ve ameliyat olması gerektiği; Ş.Ö. isimli mahpusun bir kulağının duymadığı; R.B. isimli mahpusun bir gözünün protez olduğu, gözü için rapor almak istediği ancak heyet raporu alamadığı; N.Ö. isimli mahpusun ellerinin tutmadığı, özellikle sol elinin hiç tutmadığı, düzenli olarak fizik tedaviye gitmesi gerektiği ancak hastane sevklerinin sevk sırasında ve muayene esnasında yaşananlar sebebiyle bir işkenceye dönüştüğü, Ş.A. isimli mahpusun kronik hepatit hastası olduğu, kasık ve yumurtalıklardan iki kere ameliyat olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların idareyle görüşmelerde ve disiplin soruşturmaları için ifade alınması esnasında odada sandalye bulunmasına rağmen ayakta beklemeye zorlandığı, mahpusların taleplerinin memur eksikliği gibi gerekçelerle sürekli ertelendiği ve bu yolla karşılanmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • İdare ve Gözlem Kurulunun 6 ayda bir iyi hal değerlendirmesi yaptığı, henüz tahliyesi engellenen bir mahpusun olmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların avukatlarıyla 2 gardiyanın gözetiminde ve görüşmeyi duyabileceği şekilde görüşebildiği, avukat görüş odalarının dahi çok kirli ve tozlu olduğu tarafımızca tespit edilmiştir.

 

Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • Hapishanede hastaneye sevk edilmesi gereken mahpusların aylarca bekletildiği, kasığındaki fıtık nedeniyle ameliyat olması gereken E.O. isimli mahpusun 1,5 yıldır ameliyat olmak için beklediği, mahpusların uzun bir süre revire çıkarılmadıkları, bu duruma gerekçe olarak revirdeki doktorun muayeneleri yetiştiremediğinin gösterildiği, hali hazırda revire çıkarılsalar da geç çıkarıldıkları, reçetelerin geç yazıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara diş ve göz muayeneleri de dahil olmak üzere tüm muayeneler ters kelepçe dayatması yapıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanedeki rutin aramalar dışında her gün en az 1 ya da 2 odada arama yapıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Zazaca yayınların, tercüme edecek personel yetersizliği gerekçesiyle yaklaşık 1,5 yıldır mahpuslara verilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • N.İ. ve İ.D. isimli mahpusların dosyalarında patlayıcı madde ile ilgili iddialar bulunduğundan diğer mahpuslardan ayrı bir şekilde tutuldukları, ortak alan ve etkinliklere çıkarılmadıkları, konuyla ilgili idare ile yapılan görüşmelerde kendilerine bu hususun idarenin yetkisinde olmadığının iletildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpuslara günde 3 saat havalandırmaya çıkma hakkı tanındığı, kendilerine sohbet hakkı tanınmadığı ve haftada 1 saat yalnızca kendileri gibi ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpuslarla spora çıkarıldıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishane mimarisinin mahpusların hücrelerinin güneş alamayacağı ve yeterince havalandırılamayacağı şekilde dizayn edildiği, hücrelerin yeterince temizlenmediği, ayrıca hücrelerde kamera bulunduğu tarafımıza aktarılmıştır. 
  • Hijyen ve temizlik malzemelerinin hapishane idaresi tarafından verilmediği ve kantinden satın alındığı, fiyatların fahiş olduğu, hücrelerin ve diğer bölmelerin yeterince temizlenmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • 33 yıldır hapishanede tutulan H.O. isimli mahpusun ileri yaşı nedeniyle unutkanlık, tansiyon yüksekliği, astım, alerji, kalp ritim sorunu, bel fıtığı gibi birçok hastalığı olduğu, beyni ve böbreğinde kist olduğu, daha önce burun ve göz ameliyatı olduğu ve beynindeki kist nedeniyle ameliyat olma ihtimali de bulunduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede mahpusların kullandıkları ortak alanı görecek şekilde yerleştirilen kamera uygulamasının devam ettiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusun bulunduğu hücrede kitap bulundurma hakkının 20 kitap ile sınırlandırıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların taleplerine rağmen Yeni Yaşam Gazetesi ve Evrensel Gazetesinin verilmediği tarafımıza aktarılmıştır.

 

 

Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • İdare ve Gözlem Kurulu kararlarında mahpusların pişmanlığına ilişkin kullanmadıkları ifadelere yer verildiği, mahpusların itirazları üzerine söz konusu beyanların düzeltildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların oda değiştirme taleplerinin çoğunlukla reddedildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Oda değişikliklerinde mahpuslara ait eşyaların mahpuslar ile birlikte gönderilmediği, mahpusların gıyabında eşyalarının arandığı, mahpusların eşyalarının kendi huzurlarında aranması taleplerinin ise reddedildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Yemeklerin lezzetsiz olduğu, çeşitliliğin az olduğu, yemeklerin içinden taş, izmarit ve maydanoz lastiği gibi yabancı maddelerin çıktığı, yemek miktarının yetersiz olduğu, üç mahpusa tek kişiye yetecek miktarda yemek verildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • A.S, M.M, H.G, E.Ö, ve A.A. isimli mahpusların dosyalarında patlayıcı madde ile ilgili iddialar bulunduğundan diğer mahpuslardan ayrı bir şekilde tutuldukları, ortak alan ve etkinliklere çıkarılmadıkları, konuyla ilgili idare ile yapılan görüşmelerde kendilerine bu hususun idarenin yetkisinde olmadığının iletildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede mahpusların kullandıkları ortak alanı görecek şekilde yerleştirilen kamera uygulamasının devam ettiği, kameraların sürekli açık olduğu, kameraların ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpusların odalarının içini de gördüğü tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara uygulanan kitap kotasının (20 adet) devam ettiği, mahpusların hapishane kütüphanesinden 15 günde 1 adet, halk kütüphanesinden ise ayda 1 adet kitap alabildikleri, Yeni Yaşam ve Evrensel gazetelerini talep edilmesine rağmen verilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede yapılan rutin aramalar dışında aramaların sıklaştığı, aramalarda mahpuslara ait ilaçlar da dahil olmak üzere tüm eşyaların dağıtıldığı, kitap, dergi, yazı çalışması, defter gibi eşyalara tutanağa yansıtılmaksızın gerekçesiz bir şekilde el konulduğu ve bu eşyaların iade edilmediği, arama yapan memurların yaka kamerası takarak tüm özel alanları çektikleri, arama sırasında ayakkabıların dahi yere vurularak arandığı, arama esnasında ayakkabısını eline alıp sallamayı kabul etmeyen mahpusların ayakkabılarının tekmelenerek uzağa fırlatıldığı, aramalar sırasında mahpuslara karşı provakatif eylem ve söylemlerde bulunulduğu, mahpusların itildiği, cinsel organlarına sert şekilde vurulduğu ve mahpusların üzerine yüründüğü tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların 45 günlük periyotlarda 2 defa sohbet, 2 defa ise spor etkinliğine çıkarıldıkları, sohbet etkinliklerinin 3,5 saat, spor etkinliklerinin ise 1 saat sürdüğü, hapishanede bunlar dışında herhangi bir ortak alan etkinliğinin olmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların hapishane revirine iki haftada bir çıkarıldıkları, hastane sevklerinin geciktirildiği, endoskopi olması gereken M.S. isimli mahpusun hastaneye sevk için bir yıldan uzun süre bekletildiği, hapishane idaresinin hastane sevklerinin gecikmesindeki sorumluluğun jandarmaya ait olduğunu belirttiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hastaneye sevk edilen mahpuslara kelepçeli muayene dayatıldığı, kelepçeli muayene olmak istemeyen mahpusların muayene edilmeden hapishaneye geri getirildikleri, S.U. isimli mahpusun kelepçeli muayene uygulaması nedeniyle muayene olamadığı, yine hastaneye sevk edilen Y.Y. isimli mahpusun kelepçeli muayene olmak istemediğini söylemesi üzerine jandarmanın kelepçeyi açıp güvenliği sağlayabileceğini söylemesine rağmen hekimin kelepçenin açılmasına izin vermediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • T.A. isimli mahpusun sol elinden ameliyat olmasına karar verildiği ancak mahpusun 2 yıldır ameliyat edilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Ameliyat olması gereken C.D. isimli mahpusun ailesinden bir kişinin kendisine refakatçi olması talebinin reddedilmesi üzerine ameliyat olamadığı, hekimlerin 12.07.2025 tarihinde hastalıkları nedeniyle seyyar ranza ihtiyacını onayladıkları ancak hapishane idaresinin bu talebi reddettiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • M.A.G. isimli mahpusun bileğinde ya da parmağında kırık olduğu, kırık nedeniyle elinde güç kaybı yaşadığı, mahpusun ameliyat olması gerektiği, İstanbul’da bir hastaneye sevk edildiği ancak kendisine 4 yıl sonrası için ameliyat tarihi verildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların kurs ve atölye gibi ortak alan faaliyetlerine ilişkin taleplerinin kabul edilmediği, mahpusların uzun bir süre resim ve saz atölyesi talep ettikleri, fakat uzun bir süreden sonra bu taleplerinin sadece atölyeye tek tek katılmak koşuluyla kabul edildiği, kendilerinin ise ‘sosyal faaliyet’ tek kişi ile olmaz diyerek bu uygulamayı kabul etmedikleri, daha sonra sohbet ve spor etkinliğine beraber çıkan odalardaki mahpusların saz kursuna da beraber gitmelerinin kabul edildiği ancak bu etkinliklere beraber giden odalarda saz kursuna gitmek isteyenlerin sayısı az olduğundan mahpusların yine az sayıda kişi ile kursa katılmak zorunda kaldıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara saz eğitimi vermek için gelen Halk Eğitim Merkezlerine bağlı hocaların belli bir süre mahpuslara tek tek kurs verilecek olması ve toplu kurs verilmesine imkan tanınmaması nedeniyle istifa ettikleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların kütüphaneye dahi tek tek götürüldükleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede farklı bloklarda kalan mahpusların sohbet ve spor etkinliklerine birlikte çıkarılmadıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanedeki telefonların arızalı olması nedeniyle mahpusların iletişim haklarını etkin bir biçimde kullanamadıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpuslara günde 2 saat havalandırmaya çıkma hakkı tanındığı, mahpusların spor etkinliklerine de yalnızca kendileri gibi ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri ile çıkarıldıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • F.K. ve M.A. isimli mahpusların koşullu salıverilme tarihi gelmesine rağmen İdare ve Gözlem Kurulu kararı ile tahliye tarihinin ertelendiği tarafımıza aktarılmıştır.

 

 

Marmara 5 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Marmara 5 Nolu L Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • Mahpusların hastane, revir ve mahkemeye sevkleri sırasında kelepçeli götürüldükleri, muayene ve tedavi süresince de kelepçelerin çıkarılmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların şikayet dilekçelerinin çoğu zaman işleme alınmadığı; alınsa dahi idarenin sorumluluğu başka mercilere yönlendirdiği belirtilmiş ancak konuların basına yansıması halinde idarenin ilgili meseleyle daha yakından ilgilendiğinin gözlendiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Bazı mahpuslara kimliğini göstermediği gerekçesiyle disiplin soruşturmaları açıldığı; bu uygulamaların mahpuslar üzerinde baskı yarattığı ve bu nedenle mahpusların bazı sosyal haklarını kullanmaktan çekindikleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • B.G. isimli mahpusa özel alanları da gören kamerayı kapattığı gerekçesiyle disiplin cezası verildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Ortak yaşam alanlarının 24 saat kamerayla izlendiği, bu uygulamanın mahremiyet hakkını ihlal ettiği yönünde şikayetler tarafımıza aktarılmıştır.
  • Avluların üstünün tel örgülerle tamamen kapatıldığı bu nedenle temiz hava ve gökyüzüyle temasın ciddi oranda kısıtlandığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Yaz aylarında mahpuslar arasında bulaşıcı hastalıkların yayıldığı, sivrisinek ve haşere gibi başkaca sorunların da ortaya çıktığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede yoğun bir gürültünün olduğu, diğer koğuşların seslerinin kendilerine geldiği, bu nedenle odaklanma problemi yaşadıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Kış aylarında ısınma problemi yaşandığı, kalorifer sayısının yetersiz olduğu, mevcut kaloriferlerin az yakıldığı ve hapishanede yalıtımın olmadığı bu nedenle de koğuşların ısınmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Odaların nemli ve rutubetli olduğu, rutubetin yoğunluğu nedeniyle koğuştaki bazı odaların kullanılamadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Odadaki pencerelerin hava geçirdiği, yağışlı günlerde su da sızdırdığı, bu durumun odada küf oluşmasına neden olduğu ve odanın ısınmasını engellediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Banyo ve tuvaletlerin çok küçük olduğu, sık sık tıkanıklık yaşandığı, duşlardan akan sıcak suyun paslı, yağlı ve kötü kokulu; soğuk suyun ise kireçli olduğu, mahpusların bu hususta idare ile yapmış oldukları görüşmelerden sonuç alamadıkları, kış aylarında kişi başı 50 litre sıcak su kotası uygulandığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara verilen temizlik ürünlerinde kota uygulandığı (örneğin haftalık 3 şişe çamaşır suyu verildiği), temizlik malzemelerinin çoğunun yeterli düzeyde verilmediği ve mahpusların bu ürünleri kantinden satın almak zorunda kaldıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Koğuşlarda ve avlularda sıkça fare görüldüğü, herhangi bir şekilde çözülmeyen bu durumun hijyen ve sağlık açısından risk teşkil ettiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Koğuştaki çöplerin yalnızca hafta içi toplandığı, hafta sonu koğuşta biriken çöplerin kötü koku, haşere oluşumu ve hijyen sorunu yarattığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Yemeklerin hijyenik koşullarda hazırlanmadığı, yemeklerde kıl ve fare dışkısı gibi yabancı maddelere rastlandığı, sebzelerin doğranmadan yemeğe atıldığı ve yağların donmuş olduğu, ekmeklerin iyi pişmediği, kahvaltıların yetersiz olduğu, öğün porsiyonlarının çok küçük ve karbonhidrat ağırlıklı olup protein oranlarının oldukça düşük olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Kantin listesinde yer alan birçok ürünün temin edilemediği, bulunan ürünlerin ise çok pahalı olduğu, fiyatların iki haftada bir güncellendiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Vejetaryen mahpuslar için ayrı bir menü oluşturulmadığı, kendilerine diyet yemeği verildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara haki ve lacivert kıyafet, mont ve kemer gibi temel giysilerin verilmediği; giysi sayısının kota ile sınırlandırıldığı ve yataklar ile nevresimlerin çok eski ve hijyenik olmayan durumda olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların uyudukları odaların tek kişi için tasarlanmış olduğu, buna rağmen odaya altı adet ranza yerleştirildiği ve bu nedenle mahpusların odada hareket etmekte dahi güçlük çektikleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara tanınan görüş süresinin koğuşlarından çıkar çıkmaz başlatıldığını, dolayısıyla mahpusların görüş alanına gidene kadar geçirdikleri sürenin görüş süresinden düşürüldüğü, adli mahpuslara tanınan bazı hakların siyasi mahpuslara tanınmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Açık görüş esnasında infaz koruma memurlarının sürekli devriye gezmesinin; mahpuslar ve aileleri üzerinde baskı ve rahatsızlık yarattığı, rahat iletişim kurulmasını zorlaştırdığı ve önemli ve özel konuların konuşulamamasına neden olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanenin önceki uygulamasına göre mektupların her Salı ve Perşembe teslim edildiği ancak son dönemlerde mektup tesliminde gecikmeler yaşandığı ayrıca mektuplara gerekçesiz bir şekilde el konulduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Kapalı görüşlerde kullanılan ahizelerin bozuk olması nedeniyle görüşlerin sekteye uğradığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara kitap kotası uygulandığı, kitap sayısının 10 ile sınırlandırıldığı, Kürtçe kitapların mahpuslara çok geç teslim edildiği, bazı kitapların haklarında verilen bir yasaklama kararı olmamasına rağmen ideolojik gerekçelerle mahpuslara verilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Yeni Yaşam, Evrensel ve Demokratik Modernite gibi muhalif süreli yayınların haklarında yasaklama kararı bulunmamasına rağmen mahpuslara verilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların hapishanede bulunan sinema salonu ve halı saha gibi sosyal aktivite alanlarına uzun süredir çıkarılmadıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların diğer odalarda bulunan mahpuslarla sohbet etkinliği gerçekleştirme taleplerinin hapishane idaresi tarafından reddedildiği ya da yanıtsız bırakıldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların diş ve göz polikliniklerine sevklerinde ciddi gecikmeler yaşandığı; sevklerde kullanılan ring araçlarının dar, havasız ve konforsuz olduğu, bulaşıcı hastalıklar konusunda tedbir alınmadığı, sevk sırasında mahpusların kelepçeli biçimde bekletildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların hastaneye genellikle 08:30’da sevk edildikleri, buna rağmen bu saatten çok daha erken bir saatte odalarından çıkarılarak bekletildikleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • Adli Tıp Kurumuna sevk edilen mahpusların bekleme odası bulunmadığından kelepçeli bir biçimde ring aracında tutuldukları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara yönelik ilaç temininde ciddi aksaklıklar yaşandığı, M.E.T. isimli mahpusa ilaçlarının verilmediği, kalp rahatsızlığı dahil birçok hastalığı olan İ.S. isimli mahpusun ilaçlarının da çok geç verildiği ve hapishane idaresinin bu konudaki sorumluluğu farklı mercilere yönlendirdiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • M.E.T. isimli mahpusa bugüne kadar 18 defa anjiyo yapıldığı, 8 stent takıldığı, mahpusun kalp yetmezliği, diyabet, hipertansiyon, prostat, koah, böbrek hastalıkları, ritim bozukluğu, kansızlık ve vücutta yaygın uyuşma gibi çok sayıda ciddi sağlık sorunu yaşadığı, mahpusun defalarca hastaneye kaldırıldığı, yoğun gözetim altında tutulduğu, zaman zaman hayati riskler taşıyan krizler geçirdiği buna rağmen ATK tarafından mahpus hakkında “cezaevinde kalabilir” şeklinde rapor düzenlendiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • M.E.T. isimli mahpusun hastalıkları nedeniyle hareket kısıtlılığı yaşadığı, bastona ihtiyaç duyduğu ancak bastonunun bulunmadığı bu nedenle günlük ihtiyaçlarını karşılayamadığı, özellikle tuvalet ihtiyacı için baston yerine sandalye kullanmak zorunda kaldığı, bu durumun da düşme be yaralanma riski oluşturduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 'PKK terör örgütü müdür?', 'Pişman mısınız?', ‘Niçin tarafsız koğuşlarda kalmıyorsunuz?’ gibi sorular yöneltildiği, bu sorulara verilen yanıtların tahliye süreçlerinde belirleyici olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • İ.Ö. isimli mahpusun tahliyesinin “iyi halli olmadığı” gerekçesiyle 3 ay ertelendiği tarafımıza aktarılmıştır.

 

 

 

Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

 

Marmara Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • Hapishanede habersiz ve aniden gelişen hücre değişimlerinin yapıldığı, ve itiraz olması halinde  zorla ve kuvvet uygulayarak değişimin sağlandığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Sevklerde kullanılan ring aracının tekli bölmelerden oluştuğu ve mahpusların bu tekli bölmelerde  kelepçeli olarak götürüldüğü tarafımıza aktarılmıştır.
  • İaşe bedelinin artmasıyla yemeklerin daha güzel bir hale geldiği, ancak yine de yenebilecek  durumda olmadığı, porsiyonların az olduğu ve besleyici olmadıkları, ayrıca kantin fiyatlarının  çok yüksek olduğu, bu nedenle mahpusların beslenme konusunda yetersiz kaldıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hücrelerde bulunan yatakları eski ve rahatsız olduğu, bundan kaynaklı olarak mahpusların bel,  sırt, omuz ve boyun vb eklem ağrıları yaşadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların arkadaş görüşçüsü olarak yazdırmak istedikleri kişilerin çoğunun kabul edilmediği,  görüşçü adaylarının güvenlik soruşturmasından geçemediklerinin, hakkında soruşturma olan kişilerin arkadaş görüşçüsü olarak kabul edilmediği tarafımıza aktarılmıştır. 
  • Mektupların çok geç verildiği, bazı mektupların ise sakıncalı bulunarak hiç verilmediği  tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların hücrelerinde bulundurabilecekleri kitap sayısına sınırlama getirildiği, istediklerinde  depodakilerle değiştirerek kitaplarına sınırlı olarak da olsa ulaşabildikleri, dönem dönem  dışarıdan getirilen kitaplara el konulduğu ve mahpuslara verilmediği, süreli yayınlardan dergilere  ulaşamadıkları, mahpusların istediği bazı gazetelerin verilmediği, Yeni Yaşam Gazetesi, Xwebûn gazetesi ve  Evrensel Gazetesinin uzun bir süredir yasak olduğu gerekçesiyle mahpuslara verilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Haftalık olarak 3’er hücre şeklinde ortak alana çıkarıldıkları, toplam sayıları 10 kişi olmasına rağmen tüm hücrelerin birlikte çıkmasına veya birlikte çıkan hücrelerin değiştirilmesine izin verilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların taleplerine rağmen kurs açılmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • N. K. İsimli mahpusun müebbet hapis cezasının 3 yıl önce dolmasına rağmen 3 ve daha fazla hücre cezası alması nedeniyle koşullu salıverilme haklarından yararlandırılmayarak 3 yıla yakındır tahliye edilmediği tarafımıza aktarılmıştır.

 

 

Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • Kurs ve atölye gibi ortak alan faaliyetlerinin yetersiz olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • 75 yaşındaki H.Y. isimli mahpusun yüksek tansiyon, bel fıtığı ve omurilik eğriliği gibi rahatsızlıklarına ve ileri yaşına rağmen tahliye edilmediği; J.E. isimli mahpusun %50 oranında yürüme engeli bulunmasına ve çift koltuk değneği kullanmasına rağmen hapishanede tutulmaya devam edildiği; F.T. isimli mahpusun 4 defa anjiyo olduğu, kalp kapakçığının değişmesi gerektiği ancak halen ameliyat edilmediği, kan pıhtılaşması, koah, astım gibi hastalıkları olan mahpusa TİHV tarafından “hapishanede kalamayacağı” yönünde rapor verildiği ancak buna rağmen hapishanede tutulduğu ve son zamanlarda sağlık durumu kötüleştiği için sık sık hastaneye götürüldüğü tarafımıza aktarılmıştır.
  • T.A, R.F, Ş.A, S.O, H.G, D.T, K.I. ve Ş.A. isimli mahpusların aldıkları hücre cezaları nedeniyle koşullu salıverilme hakkından yararlandırılmayacağı tarafımıza aktarılmıştır.
  • D.Ö, S.B, E.Ö, S.R, Z.K, T.K. ve D.T. isimi mahpusların koşullu salıverilme tarihleri gelmesine rağmen İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla tahliye edilmedikleri ve E.Ö. ve Z.K. isimli mahpusların söz konusu ertelemeler nedeniyle hak ederek tahliye tarihlerinde tahliye olabilecekleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • M.S. ve D.K. isimli mahpusların da hak ederek tahliye tarihlerinde tahliye olabildikleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • Paspas, temizlik kovası gibi malzemelerin mahpuslar tarafından yeni alınması sonrasında İdarenin eski malzemelere bir adetin yeterli olacağı gerekçesiyle el koyduğunu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların kitap ve gazete erişiminin sınırlı olduğu, özellikle Kürtçe yayınların ve  Evrensel, Yeni Yaşam gibi muhalif gazetelerin içeri alınmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Koğuş duvarların sıvalarının döküldüğü, çatıdan su aktığı, odaların rutubetli olduğu, bazı aydınlatmaların çalışmadığı ve elektrik kesintilerine uzun süre çözüm bulunamadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların hapishanenin revirine çıkarılmadıkları ve burada muayene olamadıkları, doktorun muayene için mahpusların tutulduğu odalara da gelmediği, doktor olmayan bir sağlık personelinin odaya gönderildiği, bu sağlık personelinin odanın kapısında içeri girmeden bağırarak mahpusun şikayetlerini sorduğu ve hapishane doktorunun da bu beyana göre ilaç reçete ettiği aktarılmıştır. Mahpusların bu konuyla ilgili Sağlık Bakanlığına şikayette bulundukları ancak revirdeki doktorun mahpusları muayene etmeksizin yazdığı reçeteler mahpusların muayene oldukları şeklinde değerlendirildiği için şikayetin sonuçsuz kaldığı tarafımıza aktarılmıştır. 
  • Hapishandeki rutin aramalara her seferinde erkek jandarmaların da geldiği ve aramaya dahil olmak istediği ancak mahpusların itirazı üzerine aramalara katılmadıkları, aramalarda mahpusların bozulmaması için buzlukta tutukları ekmekten yastık kılıfına takılan küçük bir süse kadar idare tarafından uygun görülmeyen her eşyaya el konulduğu, söz konusu eşyaların neden uygun olmadığına dair mahpuslara bir açıklama yapılmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Daha önce planlanan hastane sevklerinin gerekçesiz bir şekilde iptal edildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • T.A. isimli mahpusun hastaneye sevk edileceği gün ailesinin görüşe geldiği, mahpusun bu nedenle hastaneye gitmek istemediğini söylemesi üzerine kendisine 1 günlük hücre cezası verildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hijyen ürünleri ile pedlerin mahpusların ihtiyaçları oranında verilmediği, bu ihtiyaçların bazen kısıtlı karşılandığı bazen ise hiç karşılanmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara banyo için verilen sıcak suyun kirli, kötü kokulu olduğu ve bazılarında ciltte lekelere sebep olduğu; soğuk suyun ise kireçli olduğu, bu hususların idareye bildirilmesine rağmen düzeltilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Kasım 2025’te siyasi mahpusların kaldığı B-4 odasında tadilat yapılacağı gerekçesiyle buradaki mahpusların B-3 odasına geçmesi gerektiğinin idare tarafından mahpuslara bildirildiği, mahpusların tekrar bu odaya dönmelerine izin verilmeyeceği endişesi ile B-3 odasına gitmek istemediklerini idareye bildirdiği, bunun üzerine idarenin mahpuslara aslında tadilat yapılmayacağını adli mahpusların kaldığı koğuşların çok kalabalık olması nedeniyle siyasi mahpusları tek odada birleştirmek istediklerini ve siyasi mahpuslardan boşalan B-4 odasına da adli mahpusları yerleştireceklerini söylediği, yapılan görüşmeler sonucunda siyasi mahpusların Aralık ayının sonunda B-4 odasını boşaltarak B-3 odasına gideceklerinin kararlaştırıldığı,19.12.2025 tarihinde B-4 odasına giren görevlilerin önce teknik arıza var diyerek telefon kabinlerini kilitleyip odadan ayrıldıkları, daha sonra kurum müdürünün B-4 odasından bir mahpus ile görüştüğü ve savcılıktan gelen talimat üzerine odayı bugün boşaltacaklarını kendisine söylediği, mahpusun da müdüre Aralık ayının sonunda odayı boşaltma konusunda anlaştıklarını hatırlatarak odada hasta ve yaşlı mahpusların olduğunu ve eşyaları bir günde hazırlamalarının mümkün olmadığını  bildirdiği, daha sonra aynı gün 11.00’de Robocop kıyafetli yaklaşık 50 kişi ile resmi kıyafetli 50 hapishane personelinin B-4 odasına geldikleri, hapishane personellerinden birinin mahpuslara lüks içinde yaşadıklarını söyleyerek “farklı muamele görme istemiyorsanız buradan çıkın” şeklinde tehditkar ifadeler kullandığı ve robocop kıyafetli personelleri işaret ederek “devletin büyüklüğünü göreceksiniz” şeklinde söylemlerde bulunduğu, daha sonra önce hasta ve yaşlı olan mahpusların odadan çıkarıldığı, yalnızca beş mahpusun tüm eşyaları toplaması için odada bırakıldığı diğer tüm mahpusların B-3 odasına götürüldüğü, mahpusların kendi imkanları ile satın aldıkları eşyaların büyük bir çoğunluğunun idare tarafından o sırada kendilerine verilmediği tarafımıza aktarılmıştır.

 

Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Metris R Tipi Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • İdare tarafından muhalif olarak kabul edilen hiçbir gazete, dergi ve kitap gibi süreli ve süresiz yayınların mahpuslara verilmediği tarafımıza aktarılmıştır. 
  • Odalarda haftada 2 defa görevlilerce temizlik yapıldığı ancak temizliğin yetersiz ve özensiz olduğu, söz konusu temizlik dışında mahpusların ihtiyaç duyduğu hijyen ve temizlik malzemelerinin hapishane idaresi tarafından verilmediği ve kantinden satın alındığı, fiyatların fahiş olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • E.A. isimli mahpusun iki kolu ampute olmasına ve hakkında hapishanede tek başına yaşamını idame ettiremeyeceğine dair ATK raporu olmasına rağmen infazının ertelenmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • E.A. isimli mahpusa ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olması gerekçe gösterilerek görüşlerde aile üyeleriyle hep birlikte görüş yaptırılmadığı, örneğin görüşe anne ve babasının birlikte gelmesi durumunda 40 dakikalık görüşü 20 dakika annesiyle 20 dakika babasıyla tek olacak şekilde gerçekleştirdiği, mahpusun bu uygulamaya son verilmesi talebinin hapishane idaresi tarafından reddedildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • E.N. isimli mahpusun %94 engelli olduğu, denge kaybı yaşadığı, her iki kulağında işitme kaybı olduğu ve işitme cihazı kullandığı, hastalıkları nedeniyle kendisine diyet listesi verildiği ancak hapishanenin diyet listesini tam olarak uygulamadığı, böbreklerinde protein kaçağı olduğundan fazla protein tüketmemesi gereken mahpusa protein ağırlıklı yemekler verildiği, mahpusun hastalığı nedeniyle bunları tüketmediği dolayısıyla oldukça fazla bir kilo kaybı yaşadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • E.N. isimli mahpusun psikolojik sorunları ve psikiyatrik hastalıkları olan mahpuslarla aynı koridorda tutulduğu, bu mahpusların sürekli çıkardığı gürültüden oldukça rahatsız olduğu, mahpusun 2 gün havalandırmaya çıkarılmadığı, tutulduğu odanın tuvaletinin de engelli kullanımına uygun olmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların kış aylarında toplam 4 saat yaz aylarında ise toplam 5-6 saat havalandırmaya çıkarıldıkları tarafımıza aktarılmıştır.

 

 

Maltepe 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Maltepe 1 Nolu L Tipi Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • Kalp ritim bozukluğu ile ileri seviyede astım hastalığı olan M.H. isimli mahpusun Suriye doğumlu olduğu, koşullu salıverilme tarihine 2,5 yıl kalmasına ve sevk talebi olmamasına rağmen yıllardır kalmakta olduğu 1 No’lu hapishanedeki koğuşundan alınarak aynı kampüs içerisindeki Türkiye vatandaşı olmayan tutuklu ve hükümlülere tahsis edilen 3 No’lu hapishaneye sevk edildiği, ancak bu hapishanede kendisi ile aynı suçtan hükümlü olmaması nedeniyle bir süre tek başına tutulduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların defalarca dilekçe yazmalarına rağmen hastane sevklerinin randevu olmadığı gerekçesiyle geciktirildiği, özellikle göz ve diş tedavisi olması gereken mahpusların hastaneye sevklerinin 1 yılı aşkın süredir yapılmadığı, mahpusların çene cerrahisine götürülme taleplerinin reddedildiği, kronik hastalıkları bulunan mahpusların zamanında tedavi edilmedikleri için hastalıklarının ilerlediği, hastaneye götürülen mahpuslara ise ağız içi arama dayatması yapıldığı, Eylül ayında yapılan ziyarette mahpusların ısrarı üzerine ağız içi arama dayatmasının kaldırıldığı ancak sevk geciktirmelerin devam ettiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların cezaevi kimlik kartlarında yargılandıkları suç tipi ve üye oldukları iddia edilen örgütün ismi yazıldığı için hastanede ayrımcı uygulamalara maruz kaldıkları, ayrıca muayene ve tedavi esnasında kelepçenin çıkarılmadığı da tarafımıza aktarılmıştır.
  • A.R.Y. isimli hasta mahpusun 80 yaşını aşkın olması ve hastalıkları nedeniyle hapishanede yaşamını sürdürmekte zorlanmasına rağmen tahliye edilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishane idaresinin değiştiği, yaşanan değişiklikten sonra mahpusların idare ile görüşme taleplerinin kabul edilmediği, hapishanede 2025 yılında yapılan yönetim değişikliğinin ardından haftada bir koğuş içi arama yapıldığı, Ağustos ayı içerisinde yapılan aramalardan birinin aynı gün tekrar edilerek gün içinde iki kez koğuş araması yapıldığı, nedeni sorulduğunda mahpuslara “personelin aramayı iyi yapmadığı” gerekçesinin öne sürüldüğü tarafımıza aktarılmıştır.
  • Haftalık görüş süresinin yasal olarak 1,5 saate kadar çıkartılabileceği, buna rağmen idarenin siyasi mahpusların açık görüş süresini sürekli olarak 35-40 dakika kapalı görüş süresini ise 40-45 dakika ile sınırlandırdığı ancak adli mahpuslara aynı sınırlamanın yapılmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Siyasi mahpusların telefonla görüşme haklarının haftada bir gün ve 10 dakika olacak şekilde sınırlandırıldığı bununla birlikte adli mahpusların aynı sınırlamaya tabi tutulmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların kendilerine ait kitap ve diğer eşyalarını arkadaşlarına hibe olarak bırakmalarına izin verilmediği, bıraktıkları kitaplara el konulduğu aktarılmıştır.
  • Mahpuslara kurs ve atölye gibi ortak alan faaliyetlerinin yaptırılmadığı, mahpusların yalnızca haftada 1 saat halı sahaya çıkarıldıkları, ancak İdare ve Gözlem Kurulu kararlarında mahpusların atölye ve kurs faaliyetlerine katılmadığı gerekçesiyle koşullu salıverilme haklarının engellendiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanedeki İdare ve Gözlem Kurulu tarafından koşullu salıverilme tarihi gelen mahpuslara “Pişman mısın? PKK bir terör örgütü müdür?” gibi düşünce ve kanaatlerini açıklamaya yönelik sorular sorulduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • S.B, Z.T, E.Ş, H.K, M.S.T. ve S.Y. isimli mahpusların koşullu salıverilme haklarını elde etmelerine rağmen İdare ve Gözlem Kurulu kararı ile tahliyelerinin ertelendiği tarafımıza aktarılmıştır.

 

Ümraniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Ümraniye T Tipi Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • Hücre pencerelerinde teller olduğu için hücrelerin yeterince havalandırılmadığı, bu nedenle sağlıklı bir ortam oluşmadığı aktarılmıştır.  
  • Yeni Yaşam Gazetesi, Evrensel Gazetesi gibi muhalif gazeteler in de hapishaneye alınmadığı aktarılmıştır.  

 

 

Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Gebze Kadın Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • Mahpuslara pandemide kullanamadıkları görüş haklarının telafisi için haftalık 10 dakikalık ek telefon görüş hakkı tanındığı, bununla birlikte pandemi döneminde henüz hükümlü olmayan ancak şu an hükümlü olan iki mahpusun ek telefon hakkından faydalandırılmadığı, mahpusların buna ilişkin AYM’ne bireysel başvuru yaptıkları ancak henüz sonuç alamadıkları tarafımıza iletilmiştir.
  • Yeni Yaşam ve Evrensel gibi gazetelerin muhalif yayınları nedeniyle mahpuslara verilmediği, mahpusların yalnızca idarece belirlenen listedeki yayınları alabildiği, idarenin uygun görmediği hiçbir kaynağı mahpuslara vermediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede İngilizce, resim ve kuaför kurslarının olduğu, mahpusların uzun zamandır gitar, bağlama gibi kursların açılmasını talep ettikleri, hapishane idaresince taleplerin Halk Eğitim Merkezine bildirildiğinin ancak merkezdeki hocaların hapishaneden korktukları ve verilen düşük ücretler nedeniyle hapishanedeki kurslara gelmek istemediklerinin bildirildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • G.T, T.İ, H.A, G.E, G.E, H.A, A.A. ve S.A. isimli mahpusların hasta mahpus oldukları, G.T’nin kanser riski taşıması nedeniyle rahminin alındığı ve halen kanser riski taşıdığı, H.A’nın rahim kanseri olduğu ve bu nedenle yakın zamanda rahminin alındığı, G.E’nin yüksek tansiyon hastası olduğu, rahminde miyomların olduğu ve miyomların büyümesi nedeniyle yakın zamanda ameliyat olacağı, G.E’nin kemik erimesi yaşadığı, bu nedenle yürümekte zorlandığı ve hastalığının risk teşkil ettiği, H.A’nın bir ayağında protez olduğu ve ciddi sağlık problemleri yaşadığı, S.A’nın bir ayağında platin olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hasta mahpusların hastaneye kelepçeli bir şekilde götürüldükleri, özellikle diş tedavisi için hastaneye giden mahpuslara kelepçeli muayene dayatıldığından mahpusların tedavi olamadan geri döndükleri, kelepçeli muayene konusunda hapishane idaresi ve jandarmadan ziyade hastanedeki sağlık çalışanlarının ısrarcı oldukları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanedeki mahpusların hücrede bulundurabilecekleri kitap sayısının 20 ile sınırlandırılması şeklindeki uygulamanın devam ettiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Örgütlü suçlar kapsamında hapishanede bulunan mahpuslara görüntülü telefon görüşme hakkının tanınmadığı ancak diğer mahpusların bu haktan yararlanabildikleri, yine örgütlü suçlar kapsamında hapishanede bulunan mahpuslara haftada yalnızca 10 dakika telefon görüş hakkı ve pandemi nedeniyle ek 10 dakika görüş hakkı tanınırken diğer mahpuslara haftada 60 dakika görüş hakkı tanındığı tarafımıza aktarılmıştır.

 

 

Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • Z.K., G.B. ve D.T. isimli mahpusların tekli hücrelerde tutulduğu, hücrelerde sürekli lağım kokusunun olduğu, havalandırmanın yetersiz olduğu, rutubetin kişisel eşyaları da olumsuz etkilediği, bu durumun özellikle uyku, sağlık, konsantrasyon ve hijyen koşullarını ciddi şekilde bozduğu ve psikolojik stres yarattığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Z.K., G.B. ve D.T. isimli mahpusların tutulduğu hücrelere farelerin girdiği, bunun hem fiziksel sağlık hem de güvenlik açısından risk oluşturduğu, farelerin hücrede dolaşması nedeniyle mahpusların günlük yaşamlarını sürdürmekte zorluk yaşadıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • M.D. isimli mahpus tarafından; ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü kadın mahpusların kaldığı bloğa adli mahpusların yerleştirilmesinin günlük çalışma ve sosyal etkinlikleri aksattığı, bloktaki gürültü ve hareketliliğin rahatsızlık yarattığı, mahremiyet ve güvenlik kaygılarını arttırdığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Z.K. isimli mahpus tarafından; bulundukları blokta uzun süredir birlikte kalan siyasi mahpusların yerlerinden alınarak kalabalık koğuşlara götürüldüğü, boşaltılan yerlere ise adli mahpusların yerleştirildiği,  bu uygulama ile siyasi mahpusların birlikte kalma hakkının doğrudan etkilendiği, yer değişikliği sonrasında bloğa yeni yerleştirilen adli mahpuslardan kaynaklı yoğun gürültü olduğu, bu nedenle defalarca şikayette bulunulduğu ancak kurum müdürünün mahpuslarla görüşmediği, yapılan başvuruların yanıtsız bırakıldığı, mahpusların “Madem onları başka koğuşlara alıyorlar bizi neden almıyorlar?” diyerek eşit uygulama talep ettiği ancak kurum müdürünün bu konuda haftalardır hiçbir somut adım atmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • F.Y. isimli mahpus tarafından; diş hastanesine erişimde ciddi gecikmeler yaşandığı, ardışık sağlık işlemlerinin farklı tarihlere ve aylar sonrasına bırakıldığı, bu durumun ağız ve diş sağlığında kalıcı ve geri dönülemez sorunlara yol açabileceği, hastaneye sevk konusunda yaşanan gecikmeler nedeniyle basit tedavilerin dahi ilerleyerek ciddi problemlere dönüşebildiği, sağlık randevularının planlanmasında şeffaflık olmadığı ve takip mekanizmalarının yetersiz olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • A.G. isimli mahpusun hastaneye sevki sırasında, muayene odasında bir astsubayın üniformasında kamera ile görüntü ve ses kaydı alındığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • M.D. isimli mahpusa, diş hastanesine sevki sırasında kelepçeli muayene dayatıldığı, doktorun kelepçeyi açmasını talep etmesine rağmen jandarmanın bunu reddettiği, jandarma tarafından mahpusa hakaret edildiği ve “Dağda olsan kafana sıkardım” şeklinde tehditlerde bulunulduğu, söz konusu olayın doktorun yanında yaşandığı, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunulduğu ancak SYOK kararı verildiği, M.D. isimi mahpusun bu durum nedeniyle kendisini güvensiz ve baskı altında hissettiği ve tedaviye gitmeyi geçici olarak reddetmek zorunda kaldığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • N.A. isimli mahpusun, hastaneye sevki sırasında kelepçeli muayeneyi kabul etmediği, doktorun ‘’Güvenliğe karışmam’’ diyerek müdahale etmediği, görevli jandarmanın ise mahpusa yönelik “Sen benim için terörsün, arkadaşlarımı şehit ettin” gibi suçlayıcı ifadeler kullandığı ve kelepçeyi çıkarmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishane idaresince, mahpusların hastaneye sevkleri sırasında ayakkabılarının silkelemesinin zorunlu kılındığı, mahpuslar bu uygulamayı kabul etmediklerinde hastaneye gidemedikleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hastaneye sevkler sırasında mahpuslara yapılan aramanın taciz ve psikolojik baskı yaratacak boyutta olduğu, mahremiyeti gözetmeyen bu arama şekilleri nedeniyle mahpusların sağlık hakkına erişiminin engellendiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • D.T. isimli hasta mahpusun bacağında platin bulunması nedeniyle x-ray cihazından geçerken sinyal verdiği, her geçişten sonra infaz koruma memurları tarafından elle arama yapıldığı, mahpusun konuyla ilgili Bakanlığa başvuru yaparak aramanın yalnızca x-ray cihazıyla yapılmasını her seferinde elle arama yapılmamasını talep ettiği, talebin Bakanlık tarafından kabul edildiği ancak buna rağmen hapishane idaresi tarafından “bacağına dokunmamız lazım, hissetmemiz lazım” şeklinde söylemlerle elle aramanın devam ettiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede ayda bir defa genel, iki ya da üç defa ise kısmi arama yapıldığı, her aramada tüm eşyaların dağıtıldığı ve mahpusların özel yaşamına saygı duyulmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • H.K. isimli mahpusun tahliyesinin, mahpus eşik puanın üzerinde olmasına rağmen idare ve gözlem kurulu tarafından engellendiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • E.Ç. isimli mahpusun koşullu salıverme ve İnfaz Hakimliği süreçleri hakkında mahpusa yeterli bilgi verilmediği, Ağır Ceza Mahkemesi tarafından İnfaz Savcılığı itirazının gerekçesiz şekilde kabul edildiği ve kararın mahpusa tebliğ edilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • R.K. isimli mahpusun infaz sürecinde, sağlık ve infaz kurullarınca alınan kararlar hakkında mahpusa yeterli bilgilendirme yapılmadığı tarafımıza aktarılmıştır. Ayrıca sağlık kurulunca önerilen diyet programına uygun olarak sağlanması gereken yemeklerin kalitesiz ve yetersiz olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların ailelerine uzak hapishanelerde tutuldukları ve ekonomik nedenlerle aileleri tarafından düzenli olarak ziyaret edilemedikleri tarafımıza aktarılmıştır.

 

 

 

Kocaeli 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

 

Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • Mahpusların odalarının birbirlerine uzak olduğu, bu durumun idarenin bilinçli bir politikası olduğu, konuya ilişkin idareyle yapılan görüşmelerde bir sonuç alınamadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların hapishanede yaşanan sorunlara ilişkin cezaevi idaresiyle görüşme taleplerinin olumlu karşılanmadığı, hapishane idaresinin mahpuslarla diyalog kurmaktan kaçındığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların ailelerine uzak hapishanelerde tutuldukları ve ekonomik nedenlerle aileleri tarafından düzenli olarak ziyaret edilemedikleri tarafımıza aktarılmıştır.
  • N.B. isimli mahpusun boyun ve bel ağrısı gibi fiziksel rahatsızlıklarının bulunduğu,  bu nedenle doktor tarafından ortopedik yatak ve uygun destek talep edildiği, buna rağmen kendisine yalnızca yastık sağlandığı, ortopedik yatak ve uygun destek sağlanmadığından mahpusun ağrı ve rahatsızlığının devam ettiği, günlük yaşam ve uyku düzeninin de olumsuz etkilendiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • N.B. isimli mahpusa düzenli olarak yılda 1 defa yapılması gereken endoskopi işleminin üzerinden 15 ay geçmiş olmasına rağmen gerçekleştirilmediği, mahpusa ATK randevu gününün de bildirilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların haftalık sosyal ve eğitimsel faaliyet haklarının ciddi şekilde kısıtlandığı, teorik olarak haftada 10 saat olarak belirlenmiş olan etkinlik süresinin, pratikte haftada 2,5 saat ile 3,5 saat arasında uygulandığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Bilgisayar ve İngilizce kursları gibi eğitim ve beceri geliştirme faaliyetlerinden adli mahpusların yararlandırıldığı ancak siyasi mahpusların yararlandırılmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Koğuşlarda gerçekleştirilen aramalarda mahpusların el yazılı notlarına, defterlerine ve kitaplarına el konulduğu ancak el koymaya ilişkin bir tutanak tutulmayıp, iadelerinin gerçekleştirilmediği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishane de dağıtılan yemeklerin çok kötü olduğu, besin değerlerinin çok düşük olduğu, kantinin ise çok pahalı olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hastane randevularında muayene esnasında mahpuslara kelepçeli muayene dayatıldığı, doktorlar tarafından jandarmaya kelepçenin açılmasının söylenmesine rağmen jandarmanın kelepçeyi açmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Avukat görüşlerinde mahpuslara verilen evrakların gardiyanlar tarafından ellerinden alındığı ve mektup inceleme komisyonu tarafından incelenip uygun görüldükten sonra mahpusa verildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hastane sevklerinin gerçekleştirilmediği bu nedenle hasta mahpusların zamanında tedaviye erişemediği hususları mahpusların özellikle sık sık karşılarına çıkan sorunları olarak tarafımıza aktarılmıştır.

 

 

Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Düzce T Tipi Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • Düzce hapishanesinde 5 siyasi mahpus bulunduğu ve 4 mahpusun almış oldukları 3 ve daha fazla hücre cezası nedeniyle koşullu salıverilme hakkından yararlandırılmayacağı, bu mahpuslardan S.T. isimli mahpusun bir elinin olmadığı, R.B. isimli mahpusun ise 34 yıldır hapishanede olduğu tarafımıza aktarılmıştır
  • R.B. isimli mahpusun bel fıtığı gibi çeşitli hastalıklarının bulunduğu, Aralık ayının başında belindeki liflerin kopmasından kaynaklı olarak yürüyemediği ve bu nedenle ameliyat olması gerektiği, söz konusu sağlık sorunlarına rağmen hastaneye sevk edilmediği, mahpusun hastalıkları nedeniyle infazının ertelenmesi talebiyle İnfaz Hakimliğine başvuru yapıldığı ancak başvurudan henüz sonuç alınmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların idare ve gözlem kuruluna yazdıkları dilekçelerin cevapsız bırakıldığı, aynı şekilde mahpusların hapishane idaresinin haksız uygulamalarına karşı yaptıkları başvurulardan dönüş alamadıkları, İnfaz Hakimliği şikayet konusu hakkında karar vermiş olsa bile hapishane idaresi tarafından kendilerine herhangi bir tebligat yapılmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların kaldıkları odadaki havalandırmanın güneş görmediği, çok dar olduğu ve bu nedenle herhangi bir etkinlik yapmaya elverişli olmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların almak istediği Yeni Yaşam ve Evrensel gazetelerinin kendilerine verilmediği, gerekçe olarak da bu gazetelerin Adalet Bakanlığının belirlediği listede yer almamasının gösterildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların yazdıkları Kürtçe edebi metinlere el konulduğu ve bu metinlerin kendilerine iade edilmediği tarafımıza aktarılmıştır.

 

 

Sakarya  2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Sakarya 2 Nolu L Tipi Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • 15.10.2025, 23.10.2025 ve 30.10.2025 tarihlerinde gerçekleştirilen hücre aramalarında bazı infaz koruma memurlarının mahpuslara kötü muamelede bulunduğu, kitaplar başta olmak üzere mahpusların kişisel eşyalarının dağıtılarak rastgele savrulduğu tarafımıza aktarılmışır.
  • Mahpusların soğuk, yağmurlu ve karlı hava koşullarında avluda sayım yapılmasına zorlandıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hastane sevklerinin gecikmeli olarak gerçekleştirildiği, sevk sırasında bir kelepçeyle ellerin bağlanmasının yanı sıra başka bir kelepçeyle de infaz koruma memuruna bağlı halde yolculuk yaptırıldığı, hastanede bekleme süresinin çok uzun olduğu ve bu süre boyunca mahpusların kelepçeli olarak bekletildikleri, hastaneye sevklerde kullanılan ring araçlarının hijyenik olmadığı, ringde idrar kokusu ve kusmuk kalıntıları bulunduğu ayrıca yerlerde çöplerin olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • M.Y. isimli mahpusun denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanmak için idareye yazılı bir başvuru yaptığı, idarenin el yazılı bir belge ile talebi reddettiği, mahpusun bu ret kararı üzerine İnfaz Hâkimliğine itirazda bulunduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede tel kafes uygulamasının devam ettiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede su temin sorunu yaşandığı, su akışının az olduğu ve zaman zaman da kesintiye uğradığı, Kasım ayında yedi günlük su kesintisinin yaşandığı, bu sorunun kurumun tamamında etkili olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede dış kantinden alışveriş yapma imkanının tanınmadığı, mahpusların yalnızca hapishane içindeki kantinden alışveriş yapabildikleri bu nedenle de diş macunu, şampuan, kırtasiye malzemeleri gibi ürünlere erişimde zorluk yaşadıkları tarafımıza aktarılmıştır.
  • F.Y. isimli mahpusun aile görüşüne giderken ayağındaki çorap nedeniyle infaz koruma

memurlarınca sorun çıkarıldığı, ancak mahpusun infaz koruma memurlarının dayatmasına itiraz ettiği tarafımıza aktarılmıştır.

  • B.Y. isimli mahpusa başka bir hapishanede tutulan siyasi bir mahpustan mektup gönderildiği ancak mektubun Sayın Abdullah Öcalan’a ait bir makale içerdiği gerekçesiyle teslim edilmediği, idarenin mektuba el koyma gerekçesi olarak mektubun örgüt içi moral, motivasyon ve iletişim unsuru taşıdığını ileri sürdüğü tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede mahpusların alabilecekleri kitap sayısının 10 ile sınırlandırıldığı, mahpusların kitap ve dergi gibi yazılı materyallere erişimde genel olarak sıkıntı yaşadıkları, özellikle Kürdistan tarihi ile ilgili talep ettikleri kitapların hakkında yasaklama ya da toplatılma kararı olmamasına rağmen idarece kendilerine verilmediği tarafımıza aktarıldı. Mahpuslara kargo ile gönderilen hiçbir dergi ve süreli yayının kabul edilmediği yalnızca idare üzerinde yapılan aboneliklerle satın alınan yayınların kabul edildiği, yine hiçbir Kürtçe kitap ve süreli yayının mahpuslara verilmediği tarafımıza aktarmıştır
  • Hapishanede resim ve bağlama kurslarının mevcut olduğu ancak siyasi mahpusların bu kurslardan yararlandırılmadığı, hapishanede üç resim öğretmeninin bulunduğu buna rağmen siyasi mahpuslar için erişim kısıtlaması uygulandığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • B.Y. isimli mahpusa biyopsi yapıldığı, mahpusun karaciğer değerlerinin yüksek olduğu, ayrıca boyun fıtığı, reflü ve toza karşı alerji şikayetlerinin olduğu, mahpusun alerji tedavisi için Allerset isimli ilacı kullandığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • M.Y. isimli mahpusun vücudunun sağ tarafının felç olduğu, demans hastalığı ile gözlerinde aşırı kızarma, yanma ve batma şikayetlerinin bulunduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • H.G. isimli mahpusun, yüksek tansiyon, bel ve boyun fıtığı şikayetlerinin olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • F.Y. isimli mahpusun gözlerinde batma ve yanma şikayetlerinin olduğu ve kendisine gözlük verildiği tarafımıza aktarılmıştır.

 

 

Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 

 

Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde;

 

  • M.A. isimli mahpusun elinde bulunan iki Kürtçe kitaptan birinin, önce “tercüman bulunamadığı” gerekçesiyle gönderilmediği; tercüman geldikten sonra yeniden teslim edilmesine rağmen henüz gönderilmediği, İkinci kitaba ise cezaevi aramasında el koyma işlemine ilişkin bir karar veya bildirim yapılmadan ve içeriğe ilişkin herhangi bir sakınca ileri sürülmeden el konulduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • C.P. isimli mahpusun mektuplarına gerekçesiz bir şekilde el konulduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • A.M.Ç. isimli mahpusun “Kobani” isimli kitabına el konulduğu, mahpusun konuya ilişkin AYM’ne bireysel başvuru yaptığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • A.P. isimli mahpusa 11 günlük hücre cezası verildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • A.K. isimli mahpusun psikiyatrik rahatsızlık, hipertansiyon, mide-bağırsak rahatsızlıkları, bel-boyun fıtığı, nörolojik rahatsızlıklar, kalp rahatsızlığı, ülseratif kolit ve kardiyopulmoner fibrozis gibi çok sayıda hastalığının olduğu, daha önce safra kesesinin alındığı ve kasık fıtığı ameliyatı olduğu, 20.06.2025 tarihinde kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırıldığı, kendisine anjiyo yapıldığı, cezaevi yakınındaki beton santralinden kaynaklı yoğun partikül maddeye maruz kalması sebebiyle sağlık durumunun ciddi biçimde etkilendiği; 12.03.2025 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda çevresel etkiler nedeniyle mahpus için mümkünse hapishane değişikliğinin uygun olacağının belirtildiği, yine 19.08.2025 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda mahpusun Bolu hapishanesinin yakınında bulunan beton fabrikası nedeniyle oluşabilecek toz maruziyetinden uzak kalmasının önerildiği, buna rağmen mahpusun sevk talebinin reddedildiği, sevk talebinin reddedilmesi işlemine karşı İdare Mahkemesinde iptal davası açıldığı tarafımıza aktarılmıştır. Ayrıca mahpusun görüş alanına maske ile geldiği ve nefes almakta zorlandığı da tarafımızca tespit edilmiştir.
  • H.D.K. isimli mahpusun kar yanığı nedeniyle sol- sağ ayak parmaklarının kesik olduğu,  el ve ayaklarındaki rahatsızlık nedeniyle % 60 engelli raporu olduğu, beyninde tümör olduğu, beyin ameliyatı sonrası epilepsi hastalığı oluştuğu, başka bir hapishaneye sevk edilme talebi olduğu ancak henüz olumlu sonuç almadığı tarafımıza aktarılmıştır.                                                           
  • B.A. isimli mahpusun bel ve boyun fıtığı rahatsızlığı olduğu,  kendisine reçete edilen ilacın ancak infaz koruma memurları eşliğinde ilacı içmesi ve içtikten sonra ağzını açarak kontrol ettirmeyi kabul etmesi halinde kendisine verileceğinin söylendiği, bu uygulamayı kabul etmediği için ilacın kendisine verilmediği, devam eden iki gün boyunca ilacın mazgaldan verildiği, daha sonra ilacın hiç getirilmediği, ilacın gerekli olmadığı şeklinde tespitte bulunulan bir yazının kendisine iletildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • F.Ç. isimli mahpusun hastaneye sevki sırasında kendisine çift kelepçe takıldığı, ellerine takılan kelepçenin yanı sıra mahpusun görevliye de ayrı bir kelepçe ile kelepçelendiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların hesaplarına yatırılan paranın mahpusların rızası dışında faiz veren hesaplarda tutulduğu, faiz olarak elde edilen paranın ise mahpusların yararına kullanılmadığı, mahpusların bununla ilgili AYM’ne bireysel başvuru yaptığı ancak başvurunun reddedildiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların üç kişilik odalarda kaldığı, sohbet hakkının yalnızca aynı koridorda bulunan mahpuslar arasında ayda bir sefer 2,5 saat olacak şekilde kullandırıldığı, tarafımıza aktarılmıştır.
  • Siyasi mahpusların hepsinin aynı koridorlarda tutulmadığı, adli mahpuslardan özellikle çete üyelerinin siyasi mahpusların kaldığı koridorlarda tutulduğu, bu mahpusların sürekli olarak kavga ederek gürültü çıkardıkları ve bu durumun siyasi mahpuslarda ciddi bir rahatsızlık yarattığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların oda değişiklik taleplerinin reddedildiği tarafımıza aktarılmıştır.   
  • Disiplin cezası alan bir mahpusun bulunduğu koğuşta, cezaya muhatap olmayan diğer mahpusların da havalandırma (1 saate düşürülme) ve ziyaret (tekli görüşme) gibi haklarının sınırlandığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Yeni yaşam Gazetesi, Evrensel Gazetesi ve Demokratik Modernite gibi yayınların verilmediği, Kürtçe ve bazı muhalif yayınlara ulaşımın neredeyse imkansızlaştırıldığı, devletin resmi ideolojisine aykırı olduğuna kanaat getirilen bütün kitapların idarece yasaklandığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Koşullu salıverilme tarihi gelmiş olan birçok mahpusun tahliyesinin idare ve gözlem kurulunun keyfi ve soyut ifadelerle (mahpusların “örgütsel aidiyet gösterdiği” ya da “kendini değiştirmediği” gibi) dolu kararlarıyla engellendiği, tahliyesi engellenen mahpusların sayısının halihazırda 14 kişiye ulaştığı, tahliyelerin daha önce her seferinde 3 ay ertelendiği ancak son zamanlarda 6 ay ertelendiği tarafımıza aktarılmıştır.
  • A.A, S.D, İ.D, İ.E, Ş.S, H.A, F.K, A.G, F.Ç, M.S.A, İ.B. ve K.Ö. isimli 12 mahpusun aldıkları hücre cezaları nedeniyle koşullu salıverilme hakkından yararlandırılmayacakları tarafımıza aktarılmıştır.
  • Hapishanede ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpusların daha önce 3 mahpus bir arada olacak şekilde tutuldukları, Ekim 2025 itibariyle sayının 2’ye düşürüldüğü ve Aralık 2025 itibariyle 6 ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpusun tekli odalarda tutulmaya başlandığı, 2 ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpusun ise hücrede tutulduğu, tekli odalarda havalandırmaların da ayrı olduğu ve mahpusların hiçbir surette iletişim kuramadığı, hücrede ise havalandırma ortak olsa da mahpusların havalandırmaya çıkma saatlerinin farklı olduğu tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpuslara dışarıdan 3, hapishane kütüphanesinden 4 olmak üzere, toplamda en fazla 7 kitap verildiği ve kota uygulandığı tarafımıza aktarılmıştır.
  • Mahpusların kaldığı hücrelere baskın şeklinde aramalar yapıldığı,  bu aramaların adeta bir talan şeklinde yapıldığı, mahpusların eşyalarının dağıtılıp yerlere atıldığı,  mahpusların tahrik edilip disiplin cezası almalarının sağlandığı, mahpusların infazlarına ilişkin adli mercilere yapacakları başvurularda kullanmak üzere idareden evrak talebinde bulunmak için çağrı butonuna bastığında infaz koruma memurları tarafından “butona basıp bizi çağırmayın yoksa disiplin cezası alırsınız” şeklinde tehditlere maruz bırakıldıkları tarafımıza aktarılmıştır.

 

 

E. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

 

Son dönemlerde Sn. Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan ve başta Kürt meselesi olmak üzere birçok sorunun çözümünün amaçlandığı ‘‘Barış ve Demokratik Toplum’’ sürecinin toplumda büyük bir karşılık bulduğu görülmektedir. Ülkede 50 yıla yakındır devam eden çatışmalı süreç büyük toplumsal kırımlara ve ortak yaşam kültürünün zedelenmesine yol açmakla beraber ciddi insan hakları ihlallerine de neden olmuştur. Hapishane alanı bu ihlallerin en yoğun yaşandığı mekanlar olmuştur. Savaş ve çatışmanın sonlandırılması için başlatılan süreç toplum tarafından sahiplenilmekle birlikte devletin ve hükümetin henüz kapsamlı bir yol haritası sunmamış olması endişeleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle TBMM çatısı altında kurulan ‘‘Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’’ toplumda büyük bir beklenti yaratarak insan haklarına ilişkin yasal düzenlemelerin yapılacağı kanaatinin oluşmasına sebep olmuştur.  Ancak maalesef komisyon daha çok yapısal tartışmalarla ve misyonunun ne olduğuna ilişkin tartışmalarla sınırlı kalmıştır. 27 Şubat itibariyle başlayan barış ve demokratik toplum sürecine ilişkin değerlendirme yapılırken, hapishanelerin ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Bir yılı aşkındır bir süreç yürütülmesine karşın maalesef hapishanelerde süregelen hak ihlallerinin azalmadığı görülmektedir. Oysa ki hapishaneler geçmişle hesaplaşmanın en somut ve simgesel alanlarıdır. Dolayısıyla hak ihlallerinin devam ediyor olması yalnızca mahpusları değil; tüm toplumu ve barış umudunu olumsuz etkilemektedir.

 

Marmara Bölgesinde yer alan hapishanelere yapılan ziyaretlerde mahpuslara yönelik çok yoğun tecrit uygulamaları olduğu tespit edilmiştir. Mahpuslara yönelik fiziksel şiddetle birlikte psikolojik şiddetin de sürdüğü gözlemlenmiştir. Hapishanelerde çıplak arama uygulamasının devam ettiği de yapılan tespitler arasında yer almaktadır. Devlet tarafından alıkonulan mahpusların Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında maddi ve manevi bütünlüğün korunması hakkından bağışık tutulamayacağı ve insan haysiyeti ile bağdaşmayan bir muameleye tabi tutulamayacağı açıkken elle yapılan aramalarda özel bölgelere dokunulması ve iç çamaşırların dahi çıkartılması hem Anayasal hakların hem de işkence yasağının ihlali niteliğindedir. Devletler, taraf oldukları sözleşmelerde yer verilen işkence yasağını da göz önünde bulundurarak hapishanelerde işkencenin önlenmesi için gerekli tedbirleri almalı, insan onuruyla bağdaşmayan uygulamalara son vererek mahpusların saygınlığının ve mahremiyetinin korunmasını sağlamalıdır. Bu husus, devletlerin işkence ve diğer insan hakları ihlallerinin önlenmesine dair aktif yükümlülüklerinin bir gereğidir. Ortaya bir hak ihlali çıktığında, bu hususun etkin soruşturulması ve sorumluların yaptırımla karşı karşıya bırakılacağı yargılama süreçlerinin gerçekleştirilmesi de söz konusu aktif yükümlülüğün bir parçasıdır. Mevzuata aykırı bir şekilde arama yapan ve bu aramalar sırasında fiziki güç kullanan görevlilerin tespit edilmemesi ve gerekli yaptırımların uygulanmaması hukuka aykırı uygulamaların yeniden üretilmesine ve yaygınlaşmasına neden olmaktadır.

 

Mahpusların hapishane koşullarında sosyalleşebilmesi, infaz sürelerinde sosyal ilişkilerden  kopmamaları, bedensel ve ruhsal sağlıkları açısından ortak alan faaliyetleri büyük önem arz  etmektedir. Özellikle yüksek güvenlikli hapishanelerde tutulan mahpusların beden ve ruh sağlıkları için uzun süre veya süresiz sosyal yalnızlaştırmaya maruz bırakılmamaları gerekmektedir. Spor, sohbet gibi faaliyetler sayesinde mahpuslar sürekli kaldıkları hücrelerin dışına çıkmakta, 7 gün 24 saat birlikte kaldıkları sınırlı sayıdaki kişilerden farklı kişilerle sohbet ederek sosyalleşme imkanı bulmaktadır. Pandemi ile birlikte başlayan süreçte mahpusların ortak alan faaliyetlerinin yaptırılmaması uygulamasının hâlâ tam olarak kaldırılmaması, bu hakkın birçok hapishanede yasadaki düzenlemelere aykırı olarak daha kısıtlı şekilde uygulanması mahpusların içinde bulunduğu tecrit koşullarının ağırlaşmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte yeni yapılan S Tipi, Y Tipi gibi yüksek güvenlikli özel tip hapishanelerde kanundaki düzenlemenin aksine süreli hapis cezası alan mahpuslar da tekli hücrelerde tutulmakta, spor sohbet gibi ortak alan faaliyetlerine ya tek başına ya da sadece aynı blokta bulundukları mahpuslarla çıkarılmaktadır. İHAM, tamamen duyusal yalıtma ile birlikte bütünüyle sosyal yalıtmanın kişiliği tahrip edeceğini ve güvenlik veya başka gerekçelerle haklı gösterilmeyecek bir insanlık dışı muamele biçimi oluşturacağını belirtmiştir.

 

Ortak alan faaliyetlerinin kanunda belirtilen düzenleme çerçevesinde dahi yaptırılmıyor olması mahpuslar açısından ceza içerisinde cezaya dönüştürülmüştür. Bu uygulamaya son verilerek mahpusların birbirleri ile iletişim kurarak sosyal ilişkilerini devam ettirebileceği spor, sohbet, gibi ortak alan faaliyetlerinin yaptırılması, atölye ve kurs çalışmalarının açılarak mahpusların kendilerini geliştirmelerinin sağlanması gerekmektedir.

 

Mahpusların dış dünya ile iletişim kurması, toplumdan tamamen kopmadan, meydana gelen gelişmeleri takip edebilmesi için en önemli iletişim araçlarının başında süreli ve süresiz yayınlar gelmektedir. Mahpuslar kitaplar sayesinde birçok konuda kendilerini geliştirirken gazete ve dergiler sayesinde toplumda yaşanan gelişmeleri takip edebilmektedir. Bu durum tecridin mahpuslar üzerindeki etkilerinin biraz olsun azalmasını sağlamaktadır. Ancak hapishanelerde kitaplara getirilen kısıtlamalar ile dergi ve gazetelere getirilen yasaklamalar nedeniyle mahpuslar ifade özgürlüğü kapsamında bilgi ve kanaatlere ulaşma özgürlüğü ve haber alma hakkından faydalanamamaktadır. Birçok hapishanede mahpuslar okumak istedikleri süreli ve süresiz yayınların parasını doğrudan ödeyerek yayınları hapishane idarelerinin anlaşmalı olduğu yerlerden almak zorunda bırakılmaktadır. Bu durumun meydana getirdiği temel sorunlardan biri aileleri tarafından yatırılan para dışında geliri olmayan ve ekonomik olarak zor durumda olan mahpusların yayınlara erişmesi önünde engel oluşturmasıdır. Mahpuslar günlük yiyecek ve temizlik malzemesi ihtiyaçları ile mektup/faks gibi ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlanmaktayken bir de okumak istedikleri kitaplara bütçe ayırmak zorunda bırakılmaktadır. Bir diğer temel sorun ise mahpuslar tarafından talep edilen yayınların hapishane idaresinin anlaşmalı olduğu yerlerde bulunmamasıdır. Bu durum da mahpusların yayınlara erişmesi önünde ciddi bir engel teşkil etmektedir.

 

Yine gazete ve dergi gibi yayınlar da hapishane idareleri tarafından keyfi olarak yasaklanmaktadır.  Çoğu zaman bu yasaklamalara ilişkin herhangi bir idari karar da alınmamaktadır. Özellikle muhalif ve Kürtçe gazete ile dergilere getirilen bu yasaklamalar sadece mahpusların bilgi ve kanaatlere ulaşma özgürlüğünü ihlal etmekle kalmamakta, muhalif ve Kürtçe basına uygulanan sansürün de bir göstergesi olmaktadır. Mahpusların uluslararası anlaşmalar ve Anayasa ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü ve haberleşme hakkından kanunlara uygun olarak faydalanabilmeleri için kitaplara getirilen sınırlamalara ile gazete ve dergilere getirilen yasaklara son verilmeli, mahpusların ifade özgürlüğü ve haberleşme haklarına yönelik ihlaller durdurulmalıdır.

 

Kişi sınırlaması olmaması yönüyle ziyaretler dışında mahpusların aile ilişkilerini, arkadaşlık ilişkilerini ve sosyal ilişkilerini devam ettirebilmeleri için mektup ve faks haberleşme hakkının kullanılmasında en önemli araçlardandır. Son dönemlerde daha da artan mektup engellemeleri ve mektupların kaybedilmesi mahpusların aile ve özel hayatlarına saygı hakkı ile haberleşme haklarını ihlal ettiği gibi mahpuslar üzerindeki tecridi de arttırmaktadır. Mahpusların ailelerine yazdıkları mektuplar ya da mahpusların ailelerinden gelen mektuplar dahi hiçbir gerekçe gösterilmeden engellenmektedir. Özellikle mahpuslar tarafından yazılan Kürtçe mektupların gönderilmemesi ya da mahpuslara gelen Kürtçe mektupların engellenmesi dışarıda Kürtçe’ye yönelik süren ayrımcılığın hapishanelerde de devam ettiğini göstermektedir. Oysa hem ulusal hukukta hem de uluslararası hukukta dile yönelik ayrımcılık kesin olarak yasaklanmış, 5237 sayılı TCK’nın 122. Maddesi ayrımcılığı suç olarak yaptırıma bağlamıştır. Dolayısıyla bu engellemeler ayrımcılık yasağının da ihlali niteliğinde olup, bu ihlallere derhal son verilmesi gerekmektedir.

 

Mahpusların arkadaş görüşçüsü olarak yazmak istediği isimlere yönelik güvenlik soruşturması uygulamasının devam ettiği görülmektedir. Görüşçü olarak yazılmak istenen kişi hakkında 2911 sayılı yasaya muhalefet iddiasıyla dahi soruşturma olması halinde idare tarafından o kişi arkadaş görüşçüsü olarak kabul edilmemektedir. Her ne kadar ilgili kanunlarda güvenlik soruşturması yapılabileceğine ilişkin düzenlemeler olsa da bu süreçlerin pratikte uygulanış şekli hukuka aykırıdır. Hakkında herhangi bir şekilde kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan kişiler “masumiyet karinesi” hiçe sayılarak damgalanmakta ve hapishane idareleri tarafından sakıncalı ilan edilmektedir. Bu şekilde mahpuslar üzerindeki tecrit daha da arttırılmakta, mahpuslar yalnızlaştırılmaktadır.

 

Son dönemlerde mahpusların tedavi ve sağlık hakkı üzerinde yaşanan hak ihlallerinin de devam ettiği görülmektedir. Hapishanelerde yüzlercesi ağır, binlerce hasta mahpus bulunmaktadır. Hastane sevklerinde ağız içi aramalar, mahpuslara tekli ring aracı ve hastanede kelepçeli muayene dayatmaları artmış, bu durum hasta mahpuslar açısından bir işkence sürecine dönüştürülmüştür.  Bu uygulamalar nedeniyle mahpuslar hastaneye gidememekte, gitse bile muayene ve tedavi olamamaktadır. Devlet, mahpusların beslenme, bakım, sağlık hizmeti gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür. Zira sosyal bir devletin “sağlık hizmetlerinin eşit, nitelikli ve herkesin ulaşabileceği bir şekilde sunumunu” sağlaması ödevi hapishanedeki sağlık hizmetlerinin genel toplumsal sağlık sistemiyle yakın ilişki içinde, ulusal sağlık sistemiyle entegre ve uyum içinde örgütlenmesini gerektirmektedir. Mahpuslar yasal durumları nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulmaksızın ülkedeki sağlık hizmetlerinden yararlanma imkanına sahip olmalı ve genel sağlık sisteminde mevcut olan tüm tıbbi, cerrahi ve psikiyatrik olanaklara ulaşma ve yararlanma olanağından da eşit şekilde faydalanmalıdır. Devletler alıkonulan kişiye tıbbi bakımı her zaman ve derhal sağlamanın yanı sıra mahpusların esenliğini de güvence altına almak için tedavi amacının yanında koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerini de yerine getirmekle yükümlüdür. Bir kişinin hapishanede olması devletin bu yükümlülüğünü askıya almadığı gibi mahpusların temel haklarını da ortadan kaldırmamaktadır. Zira tutulma ve cezalandırma mekânlarında kalanların da yararlanmaları gereken hakların sürekliliği söz konusudur ve bu kişileri temel haklarından yoksun bırakmak ikinci bir cezalandırma anlamına gelecektir. Hasta mahpuslara ilişkin mevzuatta hiçbir değişiklik yapılmaması, hasta mahpusların cezasının tehirine ilişkin süreçte ayrımcılık yapılması, hasta mahpusların uygun ve yeterli tedavi olanaklarına sahip olmaması, tedavi süreçlerinin ayrı bir cezaya dönüşmesi, idarenin ve Bakanlıkların sorumluluklarını yok sayamayacağı bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Maalesef son yargı paketiyle birlikte yapılması umut edilen değişiklikler yapılmamış ve hasta mahpuslar gibi İnsan hakları açısından son derece önem arz eden bir hususta bile siyasi mahpuslar kapsam dışı bırakılarak süregelen ayrımcı infaz sistemi mevcudiyetini korumuştur.

 

Bir an önce hasta mahpusların tedaviye erişimlerinin önündeki engeller kaldırılmalı, ağır hasta mahpusların infaz erteleme talepleri kabul edilerek, derhal tahliye edilmelidir. Adli Tıp Kurumu'nun tek otorite olması uygulamasına son verilmeli, bilimsel ve tarafsız kurulların görüşleri esas alınmalıdır.

Ayrıca koşullu salıverilme tarihi geldiği halde soyut ve delillere dayanmayan nedenler ile subjektif görüşlerin dayanak yapıldığı idare ve gözlem kurulu kararları ile uzun yıllardır hapishanede tutulan mahpusların tahliyeleri engellenmekte, mahpuslar koşullu salıverilme hakkından yararlandırılmamaktadır. Gerek Anayasada gerekse uluslararası sözleşmelerde özgürlüğün kısıtlanabileceği durumlar sayılmış olup bunun dışında hiç kimsenin özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağı düzenlenmiştir. Son dönemde karşılaşılan pratikler, koşullu salıverilme konusunda yürürlüğe giren yeni uygulamanın ne kadar keyfiyet taşıdığını göstermektedir. Bir kişi hapishaneye girdiği andan itibaren onun hangi koğuşta ya da hücrede kimlerle kalacağına,  kimlerle spor/sohbet gibi etkinliklere çıkacağına hapishane idareleri karar vermektedir. Mevzuat kapsamında idarenin belirlediği bu hususlar yine idare tarafından iyi halli olmama gerekçesi olarak değerlendirilmektedir. Bağımsız koğuş, pişmanlık gibi dayatmalar, mahpusun su/elektrik tasarrufu yapmadığı, daha önce disiplin cezası aldığı, hapishane kütüphanesinden yeterli sayıda kitap okumadığı, göndermek istediği mektuplar hakkında sakıncalı mektup kararı verildiği, infaz koruma memurlarına daha fazla kolaylık sağlamadığı, personelle mesafeli olduğu gibi gerekçeler idare ve gözlem kurulu kararlarında çok sık karşılaşılan gerekçelerdendir.

 

Marmara Bölgesi Hapishanelerinde koşullu salıverilme süreleri dolmuş, tahliye edilmesi gereken birçok mahpus, infazlarının yakılmış olması sebebiyle veya İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi kararlarıyla tahliye edilmeyerek özgürlüklerinden alıkonulmaktadır. Edirne F Tipi Hapishanesinde 1, Karatepe(Çorlu) Yüksek Güvenlikli Hapishanesinde 2, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Kapalı Hapishanesinde 7, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Hapishanesinde 9, Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesinde 15, Kocaeli 1 Nolu F Tipi Hapishanesinde 3, Kocaeli 2 Nolu F Tipi Hapishanesinde 2, Marmara Kapalı(9 nolu) Hapishanesinde 1, Düzce T Tipi Hapishanesinde 3, Maltepe 2 Nolu L Tipi Hapishanesinde 6 ve Bolu F Tipi Hapishanesinde 25 olmak üzere toplam 74 mahpusun şartlı tahliyesi engellenmiştir.

 

Hapishanelerde bağımsız ve tarafsız kişilerden oluşmayan ve hiçbir hukuksal formasyonları olmayan idare ve gözlem kurullarının verdiği kararların hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. Tamamen keyfi ve kurullarda yer alan kişilerin subjektif değerlendirmelerine dayalı bu kararlarla mahpusların kişi güvenliği ve özgürlüğü hakkı başta olmak üzere birçok temel hak ve özgürlükleri ihlal edilmektedir. İnfaz sürelerinin belirsizleşmesi, hem özgürlük ve güvenlik hakkının hem de adil yargılanma hakkının ihlalidir. Kuralsız ve keyfi şekilde uygulanan infaz politikaları, devletin cezalandırma gücünü sınırsız bir şekilde kullanmasına olanak tanımakta, bu da temel hak ve özgürlüklerin açıkça gasp edilmesi anlamına gelmektedir. İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi uygulamalarına derhal son verilmelidir.

 

Sayın Abdullah Öcalan, 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrıda belirttiği ‘demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınması’ konusundaki sözleri ile ısrarlı ve kararlı çözüm iradesini ortaya koymaktadır. Sayın Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecrit uygulaması, yalnızca bireysel bir hak ihlali değil; Türkiye’nin demokratik geleceği ve barış süreci açısından da ciddi bir engel oluşturmaktadır. Bu çağrının karşılık bulabilmesi, İmralı tecrit sisteminin kaldırılması ve Sayın Öcalan’ın toplumsal barışa katkı sunabileceği koşulların yaratılmasıyla mümkündür.

Süreç bağlamında kamuoyunun gündeminde olan ve yargı alanında “reform” adı altında sunulan 10. Yargı Paketi Kanun Teklifi 4 Haziran 2025 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Birçok alanda düzenlemeler içeren bu yargı paketi, en temel sorunlardan biri olan siyasi mahpuslara yönelik eşitsiz ve ayrımcı uygulamaların sonlandırılması açısından yetersiz kalmıştır. Yine 11. Yargı Paketi Kanun Teklifi 25 Aralık 2025 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yargı paketinde de siyasi mahpuslar kapsam dışı bırakılmıştır.  Türkiye’de toplumsal barışın yeniden tesisi için umutların filizlendiği bir dönemde, siyasi mahpuslara yönelik ayrımcı infaz politikalarının sürdürülmesi, barış ve demokratik çözüm iradesiyle açıkça çelişmektedir.  Bu sürecin sürdürülebilirliği, sadece silahların susmasıyla değil, aynı zamanda toplumsal adaletin tesis edilmesiyle mümkündür. Bu bağlamda, siyasi mahpusların eşit yurttaşlık haklarından ve hukuki güvencelerden yararlanamaması, geçmişte yaşanan ağır hak ihlallerini sürdürmekte ve barışa olan toplumsal inancı zayıflatmaktadır. Toplumu iyileştirmek için atılacak en anlamlı adımlardan biri, siyasi mahpuslara yönelik bu adaletsizliğin ortadan kaldırılması olacaktır.

Dolayısıyla 10. ve 11. Yargı Paketleri ile de sürdürülen siyasi mahpuslara yönelik sistematik ayrımcılığa derhal son verilmeli; infaz rejimi düzenlemeleri tüm mahpuslar için eşitlik ilkesine uygun biçimde gerçekleştirilmelidir. Ceza adaleti sistemi, toplumun tüm kesimlerine karşı adil ve kapsayıcı olmak zorundadır. Hapishaneler, adaletin askıya alındığı yerler olamaz.

Sonuç olarak, Türkiye'de barışçıl çözüm yollarının önünü açmak, toplumun tüm kesimlerinin eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamasını sağlamak ve hukukun üstünlüğünü yeniden inşa etmek için, başta hapishaneler olmak üzere tüm devlet kurumlarında insan haklarına saygılı bir reform süreci başlatılmalıdır. Hapishanelerde uygulanan ayrımcı ve keyfi uygulamalara derhal son verilmelidir. Devlet, Anayasa ve kanunlarda kendisine yüklenen yükümlülüklerini ve sorumluluklarını yerine getirmeli, mahpuslara yönelik uygulanan başta tecrit olmak üzere tüm hak ihlallerine son vermelidir.

 

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi

Hapishane Komisyonu